Türk eğlence kültüründe Giresun yayla şenliklerinin yeri: Yapısal ve işlevsel bir çözümleme
Dr.Öğr.ÜyesiMehmetÖZDEMİR
あらすじ
Geçmişi konargöçer bir hayat tarzına sahip olan bir millet için yayla ve yaylacılık oldukça önemlidir. Yaylanın toplumsal yaşamdaki karşılığı, başta hayvancılığa ve kısmen tarıma bağlı bir yaşantının sürdürüldüğü yazlık konaklama yeri olarak düşünülebilir. Özellikle yazların sıcak olduğu nemli iklimlerde yaylacılık faaliyeti oldukça yaygındır. Çünkü yaylaların iklimleri ve gür otlakları hayvancılığa elverişli bir yapıya sahiptir. Anadolu’nun her bölgesinde yaylacılık faaliyetinin sürdürüldüğü bilinmektedir. Karadeniz Bölgesi ise yaylacılığın tüm yönleriyle yaşatıldığı bir bölgedir. Dolayısıyla yayla kültürü geçmişten bugüne yaylacılık geleneği adıyla bilenerek ve yaşatılarak kültürel yaşamda kendine ayrı bir yer edinmiştir. Tüm bunlar birlikte düşünüldüğünde geçmişten bugüne “coğrafya, biyoloji, zooloji, ziraat, fizik, mühendislik dalları, turizm, arkeoloji, sanat tarihi, sosyoloji, halkbilimi” vb. gibi çok çeşitli bilim çevrelerinde “kitap, tez, makale, bildiri” vb. türlerde çeşitli çalışmalar yapılmıştır1. Halkbilimi disiplini ve diğer sosyal bilimlerdeki yakın dallarda yapılan çalışmalar arasında yayla, yaylacılık, yaylak-kışlak geleneği, yayla kültürü, yayla şenlikleri konuları öne çıkmaktadır2. Çalışmanın kapsamı bakımından yapılacak değerlendirmelerde Doğu Karadeniz Bölgesi yaylacılığı ve yayla şenliklerini içeren kaynaklar üzerinde durulması uygun görülmüştür. Çalışmada “yayla şenlikleri, yayla ve turizm ilişkisi, yayla ve folklor” gibi anahtar kelimler seçilerek ilgili literatür ele alınmıştır. Öncelikle makaleler ve kitaplar, daha sonra tezler üzerinde durulmuştur. Çalışmada Giresun Halkevi dergisi Aksu ve İstanbul’da çıkarılan Giresun Dergisi; yerel gazetelerden Giresun İleri, Yeşilgiresun ve Yeni Giresun taranmıştır. Halkbilimi alanında temel kaynak olarak gösterilen Halkbilgisi Haberleri, Türk Folkloru, Türk Folklor Araştırmaları, Millî Folklor, Bilig, Turkish Studies, Folklor/Edebiyat, Doğu Batı gibi süreli yayınlar gerek kütüphaneler gerek internette yer alan veri tabanları aracılığıyla taranmıştır. Eğlenme insanoğlunun en temel hususiyetleri arasında yer almaktadır. Anne karnında başlayan beslenme ihtiyacı gibi, anne karnındaki ilk tekmeleme hareketlerini de eğlenme olarak yorumlamak mümkündür; eğlenme insanlar için fizyolojik bir ihtiyaç çeşididir. Eğlence ihtiyacı, bebeklik döneminde ebeveynlerin kontrolü ve yardımıyla daha ziyade çeşitli oyuncakların kullanılmasıyla daha sonra akranlarla birlikte oynanan evcilik ve çocuk oyunları ile giderilirken, ilerleyen yaşlarda bireysel organizasyonlar yanında toplumsal kutlamalara katılımla giderilmektedir. Dolayısıyla eğlenceyi anne karnından ölüme değin geçen yaşamsal döngüde açıklamak mümkündür. Bu çalışma, Türklerin geleneksel hayat tarzının bir unsuru olduğu düşünülen ve yaylak yaşamı neticesinde ortaya çıkan bir eğlence türü olarak Giresun yayla şenliklerini kapsamaktadır. Bilindiği gibi Türk yaşam tarzında yerleşme yaylak ve kışlak olmak üzere birbirinden iki farklı mekânda sürdürülmektedir. Söz konusu yaşam tarzı sadece Anadolu coğrafyasında değil Türkistan coğrafyasından beri süregelen bir gelenektir. Türkler için, ilkbaharla başlayan ve sonbahar ile sona eren yaklaşık altı aylık bir dönem yaylak yaşamı üzerine kuruludur. Bunun en önemli nedeni, ekonomik yaşamın hayvancılığa bağlı olmasıdır; dolayısıyla yaylalar hayvancılığın daha aktif bir şekilde sürdürülmesi amacıyla yaşanılan mekânlar olarak bilinmektedir. Yılın yarısının yaylalarda geçmesi nedeniyle kışlak yaşamında düzenlenen türlü kutlama ve eğlenceler gibi yaylak yaşamında da geçmişte ve bugün olduğu gibi çeşitli eğlence faaliyetleri düzenlenmiş ve düzenlenmeye devam etmektedir. Yayla şenliklerinin bu bakış açısıyla ele alındığında yaşam tarzının bir sonucu olduğu ortadadır. Bu şenliklerin kendi bağlamında, somut olmayan kültürel miras unsuru olarak Türk eğlence kültürünün önemli bir alanını meydana getirdiği söylenebilir. Türk kültüründe eğlence bağlamları çok çeşitlidir; yaşanılan coğrafyada eğlence, yaşamın ayrılmaz bir ögesidir. Karadeniz Bölgesi genelinde değerlendirildiğinde ritüel toplumsal kutlamalardan olan yayla şenlikleri, toplumun mâna evreninde önemli bir mevkii işgal eden, katılım düzeyi yüksek olan eğlence bağlamları arasında yer almaktadır. Bu şenlikler, Türk milletinin ata yurdundaki yaşantısından, gelenek ve göreneklerinden zengin izler taşıyan bir kutlama türüdür. Şenliklerin birincil amacı gelenek ve göreneklerin yaşatılmasıdır. Burada eğlence gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında bir araç görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada geçmişten bugüne ihmal edilen şenlik düzenleme geleneği çeşitli açılardan incelenmiştir. Böylece yayla şenliklerinin kökeni, düzenlenme gerekçesi, mekânı, zamanı, işlevleri, katılımcıları değişmelerle birlikte değerlendirilmiştir. Bu plan dâhilinde Giresun coğrafyasındaki şenliklerin hem coğrafi hem de kültürel haritası çizilmiştir. Ayrıca şenliklerde icra edilen gelenek ve görenekler her yönüyle sorgulanarak çözümlenmiştir. Bu kapsamda yayla şenlikleri işlevsel kuram verilerine dayalı olarak incelenerek, şenliklerin yöre insanın hayatındaki yeri ve önemi ortaya konulmuştur. Bu çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, kapsamı, amaçları, derleme çalışmaları, analitik çözümleme şekli, literatür özeti, araştırma sahasının tarihi ve kültürü hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu çalışmanın birinci bölümü şenlik, şölen, festival ve karnaval kavramları tanımlanmış, Türk kültürel belleğinden ve kaynak eserlerden hareketle kutlama geleneği değerlendirilmiştir. Yayla şenliklerinin eğlence kültürü içerisindeki konumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bölümde ayrıca şenlik ve festival geleneği üzerine yapılan çalışmalardaki çözümleme yöntem ve yaklaşımları incelenerek çalışmanın araştırma planı şekillendirilmiştir. Bu çalışmanın ikinci bölümünde yayla şenliklerinin tarihi coğrafi ve kültürel zemininin aydınlatılması açısından Türk kültüründe yaylak-kışlak geleneği, Giresun kültüründe yaylacılık geleneği ve otçu göçü şenlikleri de incelenmiştir. Giresun yayla şenliklerinin tarihsel bağlamı çözümlenmiştir. Bu bölümde geleneksel eğlencenin programlı eğlenceye dönüşümü, Kümbet Yayla Şenliği örnekleminde ortaya konulmuştur. Köyden kente göç olgusu ve geleneklerin durumu, Giresun yayla şenliklerini hazırlayan süreç, sıla haftası otçu göçü şenlikleri diğer çözümleme konularıdır. Ayrıca Kümbet Yayla Şenlikleri örnekleminde yerel basın verilerinden hareketle ilk on şenliğin kültürel açıdan içerik çözümlemesi yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Giresun yayla şenliklerinin yapısı, adlandırma, zaman ve süre, mekân ve eğlence unsurlarından hareketle ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde ise Giresun yayla şenlikleri, saha derlemelerinden elde edilen veriler ışığında toplumsal, sosyo-psikolojik, kültürel, tarihsel, ekonomik ve siyasal işlevleri açısından çözümlenmiştir. Çalışmada anlatılan olguların somutlaştırılması açısından görsel içeriklerden yararlanılmıştır. Gerek internet ortamında yer alan video şenlik içerikleri, gerek kendi kayıtlarımız karekod yöntemiyle verilmiştir. Yayla, Giresun insanı için çok önemli bir mekândır; yaşamın önemli bir bölümü yaylada geçer ve bu açıdan yayla, belli yaşantılardan sonra insanların “hey gidi günler” diye anımsadıkları iç geçirmelerdir. Bu kitapta gelenekten geleceğe insanların hikâyeleri ve arşivlerden hareketle Giresun yayla şenliklerinin tarihsel, coğrafi ve anısal bütünlüğü oluşturulmaya çalışılmıştır. Eğitim, bir süreç işidir; bu süreçte katkılarını sunan Prof. Dr. Özkul ÇOBANOĞLU’na, Prof. Dr. Gülin ÖĞÜT EKER’e ve değerli danışmanım Prof. Dr. Nebi ÖZDEMİR’e ayrıca teşekkür ederim. Yüksek lisans döneminden hocalarım Doç. Dr. Hatem TÜRK’e ve Dr. Öğr. Üyesi Ülkü KARA’ya ayrı ayrı teşekkür ederim. Çalışmalarını göndererek katkıda bulunan, Prof. Dr. Mehmet ZAMAN ile Prof. Dr. Mehmet SOMUNCU’ya teşekkür ederim. Görele ilçesinden tarih araştırmacısı Seyfullah ÇİÇEK beyefendiye ve onun yönlendirmesiyle tanıştığımız ve kıymetli görüşlerini bizden esirgemeyen Uğur BİLGİ’YE; yine meraklı bakışlarımızı pür dikkat gözlemleyen ve bildiklerini aktarmada tereddüt göstermeyen Giresun yayla şenliklerinin yapımcısı emekli sınıf öğretmeni Şaban KARAKAYA’ya ve adını bu sayfaya sığdıramadığımız diğer kaynak kişilere ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu çalışmada benim emeğim kadar, maddi ve manevi yardımlarının yanı sıra, üstün sabırlarıyla olumsuzluklar karşısında her fırsatta beni teskin ederek verimli çalışma ortamı hazırlayan değerli ailemin her bir ferdine ayrı ayrı teşekkür ederim.