あらすじ
Bereket Denizi dörtlemesinin ikinci kitabı olan Kaçak Atlar, vatansever bir grubun hazırladığı ayaklanmayı anlatıyor. Değişen toplumsal düzenin kafa karışıklığı yarattığı ve siyasi otoriteye şiddet eylemleriyle karşılık verildiği 1930’larda geçen roman, Japon fanatizminin köklerini ve doğasını irdeliyor. Yukio Mişima, Kaçak Atlar’da Japonya’nın toplumsal temellerinin sarsıldığı yılları, yüzyıllardır süregelen kültürel ruhun yankılarıyla harmanlayarak etkileyici bir biçimde betimliyor. Tarih, fikirler ve karakterler itibarıyla dörtlemenin ilk kitabı Bahar Karları’yla bağını koruyan Kaçak Atlar, tek başına da okunabilecek bir roman. “Bu kitaplara,” diyor Yukio Mişima, “yaşamla ve bu dünyayla ilgili hissettiğim ve düşündüğüm her şeyi yansıttım.”Bereket Denizi, Japonya’yı asırlar boyunca besleyen kültürel unsurların birer birer yok edilişinin destansı hikâyesi. Hayatı da romanları kadar çarpıcı olan Yukio Mişima’nın sayfalarında gezindikçe, bir kültürle birlikte bu kültüre inanmış yazarın da kendi sonuna doğru nasıl ilerlediğini görebiliyoruz.
作品考察・見どころ
三島由紀夫が命を賭して描いた本作は、純潔な美学と鮮烈な死の予感に満ちています。前作の優雅さは影を潜め、ここにあるのは「純粋性」への狂信的な渇望です。一九三〇年代の激動の中、滅びゆく日本精神を抱いて疾走する飯沼勲の姿は、読者に正しさの根源を激しく問いかけます。 絢爛たる文体は、滅びの美学を一種の聖域へと昇華させています。一人の若者が信条に殉じる過程に、著者自身の最期が重なる奇跡的な緊張感。崩壊する世界で一点の曇りもなく輝こうとする烈しい精神性は、時代を超えて私たちの魂を震わせ、静謐な感動へと誘うでしょう。