Gariban: (İkiz Ruhum)
MehmetSabriDEMİRCİBengüBaşdoğanDEMİRCİ
あらすじ
Ayakları yere basan bir aşk hiç olmadı bugüne değin. Aşk bizim hayallerimizdi, içimizde büyütüp beslediğimiz ve gerçekleşeceğini sandığımız ütopyamızdı. Bir sevgili vardı içimizde, özgürlük demekti, özgürlüğü yaşamak demekti, özgürlüğü anlamlı kılmak demekti, bütün toplumsal rollerden sıyrılmak, kendine ait olan yaşama hükmetmek demekti. Ve bir sevgili vardı karşımızda arz-ı endam eden, kurallar bizden kuvvetli diyen, sevginin koşulu güvenmek değil güvende olmaktır diyen, tutsaklığımıza sebep zincirlere sıkı sıkıya bağlı, kendimizden vazgeçelim haydi, başkalarını mutlu etme erdemine(!) erelim diyen… Verilen sözler çoktan unutulmuş hatta hatırlatılması bile suç sayılmıştı. Yaşadığı hüsranı derin bir şaşkınlıkla örtüyordu, etrafında olan bitene bir anlam vermeye çalışıyor, yoğun gelgitler içinde beyni iyice sersemleşiyordu. Çok büyük bir hikâyesi yoktu anlatacak. O da çoğu insanın yaşadıklarını yaşamıştı belki de. Belki hala benzer ve sıradandı yaşadıkları ama biriktirdikleri, şu an yaşadıklarını boğazlamak için adeta fırsat kolluyordu. İçinde yeniden yeniye göveren yalnızlık hissi ve kendisinin bile ürktüğü öfkesi palazlanıyordu. Her şey o gece başlamıştı. Bilincine kazınan reddedişi fitilleyen olaylar bundan tam otuz dört yıl önce ilk filizlerini vermişti…